• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-

Engelli gencin feryadı: Bize çalışmamız için şans verin

Tarih: 20 Haz 2018
(23). kez Okundu
Engelli gencin feryadı: Bize çalışmamız için şans verin

Nadir görülen serebellar sendrom ataksi hastası 33 yaşındaki Yaşar Salt, “Biz engellilere acıyarak bakmayın. Yaşama aktif dâhil olmamız, çalışmamız için şans verin” diyor.

16 yaşına kadar yaşıtları gibi koşup, oynayan, hareket edebilen Yaşar Salt’ın beyincik ve omurilikte dengeyle ilgili hücrelerin kaybı ya da çalışamamasıyla ilerleyen serebellar sendrom ataksi hastalığı, hareketlerini kısıtlasa da yaşam enerjisini elinden alamadı. Engelliliğin zor olduğunu ancak yılmadığını belirten Salt, “Çalışıyorum, insanları seviyorum ve çektiğim ciddi zorluklara rağmen kahkahalarla gülüyorum. Çünkü kararlılıkla yaşıyorum” diyor.

‘NE SARHOŞUZ NE TİNERCİ, HASTAYIZ’
Özürlü değil, ‘engelli’ olduğunu vurgulayan Salt, “Eksikliğimizden ötürü kimseye karşı özrümüz yok. Tek isteğimiz, insanların bizlere acıyarak bakmamaları, yadırgamamaları, ötekileştirmemeleri, dışlamamaları… İnsanlardan sadece anlayış ve bize de bir şans verilmesini bekliyoruz” diyor.

2012 yılına kadar yürümesine destek olan araçlar kullanmadığını belirten Salt, yaşadıklarını şöyle paylaşıyor: “Hastalığım nedeniyle gözle görünür biçimde dengesiz yürüyordum. Etraftan hakkımda, ‘Sarhoş, uyuşturucu almış, tinerci ’ dendiğini çok duyuyordum. Hakkımda bu şekilde konuşan insanların yanına giderek durumumu açıklıyor ve yüzlerini kızartarak özür dilemeye mahkûm ediyordum.”

‘TUVALET TEMİZLEMEYE BİLE HAZIRDIM’
Halen uluslararası bir şirkette insan kaynakları departmanında çalışan Salt, engellilerin hayatın ve toplumun bir parçası olduğunu hissetmek istediğini anlatıyor. Salt, “Ben şanslıyım. Ama engellilerin çalışmasını engelleyen işverenler var. Biz onlar için risk grubundayız. Çünkü başımıza bir şey gelirse ciddi hükümleri, cezaları var. Bu yüzden küçük engelliler tercih ediliyor ya da ‘Sigortanı yapalım, maaşını verelim, sen gelme’ deniyor. Bense hiç değilse değişik bir ortamda, farklı insanlarla çalışarak, iletişim kurarak sinsi rahatsızlığımı unutmak istiyorum. Tuvalet temizlemem gerekiyorsa onu da yapmaya hazırdım” diyor.

“Engelli bireylerin aileleri, engelinden utandıkları için onları dışarıya çıkartmıyorlar” yaygın görüşüne katılmayan Salt, “TUİK raporlarına göre Türkiye’de 4.5 milyon engelli var. Yaşamlarını sürdürebilecek uygun çevresel şartlar oluşturulmadığından dışarı çıkamıyor veya çıkartılamıyorlar. Eğer bu çevresel şartlar uygun olsa niye hayatlarını bir mahkûm gibi dört duvar arasında geçirsinler ki?” diye soruyor.

‘HALAY ÇEKECEĞİM, KOŞACAĞIM’
12 yıldır uluslararası bir şirketin farklı birimlerinde çalışan Salt, oradaki yöneticileri ve arkadaşlarının da desteğiyle yaşadıklarını anlattığı bir kitap yazdı. “Senin Hayatında Ben de Varım” adlı kitabında Salt, “Aslında kitabımda ‘Bakın şu adama! Onun çektiği zorlukları, yükünün tüm ağırlığını görün! Ama yine de büyük bir azimle ve yılmadan tüm enerjisiyle gülüyor’ diyorum” diye konuştu.

Yaşamındaki iniş, çıkışlara rağmen hayal kurmayı hiçbir zaman bırakmayan Salt, “Asıl sorun hayal kurmamak. İnadına, ‘Neden olmasın?’ diyebilmeliyiz. Örneğin şu an için rahatsızlığımın tıpta bir çaresi yok. Ancak ben bir çaresinin bulunacağı, herkes gibi yürüyüp koşacağım, araba süreceğim, halay çekeceğim, merdivenlerden inip çıkacağım, bisiklet süreceğim hayallerini kuruyorum…” diyor.

AĞABEYİM MÜCADELEYİ ERKEN BIRAKTI
38 yaşındaki ağabeyinin de serebellar sendrom ataksi olduğunu anlatan Salt, “Ağabeyim 16 yaşından bu yana yaşamını evde geçiriyor. Ağabeyim karşısındaki düşmanın daha güçlü olduğunu kabullenerek, mücadelesini erken bırakıp eve kapandı” diye anlatıyor. Hastalığının zaman ilerledikçe kötüleşmeye devam edeceğini bildiğini anlatan Salt, “Ben yine de var olmayı seçtim. Her şeye rağmen yaşamak güzel ve zevkli. Engelim dışında, siz sağlıklı insanlardan hiçbir farkım yok” diyor.




(*)
(*)
Yorumunuz: (*)

Yorumlar

Yazan : mehmet | Tarih : 14, Tem, 2018 / 09:00

hep lise ve üstü engelli istihdamı yapılıyor zaten ilköğretim mezunları ölsün
ilköğretim mezunlarını da kendi aralarıda sınav sistemi ile yapsınlar neden sayısal loto gibi yap tercihi beklle en azından sınav olursa herkes kendini ona göre hazırlar böylesi her kura sonunda büyük umut ve hayal kırıklıkları yaşamaz 6 yıldır bunda öbüründe aha atandık hadi atanacaz bu sefer kesin demek yerine puanını bilir ona göre hareket eder